15-20 Ekim tarihleri arasında yapılacak olan geleneksel Boyabat Panayırı'nın yaklaşması ile birlikte Boyabat Belediyesi panayır yerinde parselleme ve çevre düzenleme çalışmalarına başladı.
Boyabat Belediyesi'ne bağlı ekipler tarafından 08 Ekim Pazartesi günü Panayır yerlerinin parselleme çalışmalarına başlanırken bir yandan da Fen işlerine bağlı ekipler tarafından Dörtyol mevkii ile panayır yeri arasında kalan yolda parkeleme çalışmaları da hızla devam ediyor.
Belediye çalışmaları sadece bunlarla sınırlı olmayıp, vatandaşlarımızın panayır yerinde daha rahat gezebilmeleri için çevre temizlik ekipleri tarafından da temizlik ve çevre düzenleme çalışmaları hızla devam ediyor.
Bir asırdan fazla mazisi olan Tarihi Boyabat panayırı,Her yıl ekim ayının üçüncü çarşamba günü başlayıp 1 hafda devam etmekdedir. Panayır Boyabat ve çevresi için apayrı bir anlam taşımakdadır.Uzun yıllar önce ulaşım zorlukları yaşandığı günlerde,Boyabat'ın dağ köylerinden vatandaşlar 1 hafda veya 10 gün öncesinden Boyabat'a gelmeye başlar Panayır'ın bitimine kadar ilçede kalırlardı.
Genelde herkesin tanıdığı eşi,dosdu hısım akrabaların evlerinde ikame ederlerdi. Vatandaşlar en az 6-7 aylık ihtiyaçlarını görüp Köylerine dönerlerdi. Panayırda öncelikle emtia canlı hayvan alım satımları birinci sırayı teşkil ederdi. At yarışları yapılır,hayvan pazarında gösterişli hayvanlar süslenerek alınlarına nazar boncuğu takılarak davul zurna eşliğinde meydanda maşallah yürüyüşleri yaptırılırdı.
Boyabat panayırı özel bir alanda şahsa ait geniş bir tarla içersinde yapılmakdadır.Panayır mahellenin görünümü tabiri caiz ise harikulade bir görünüm arzetmekdedir. Çoluk çoçuk,genç,ihtiyar herkesde bir telaş satıcılar,lunaparkcılar,hayvan sirk cadırları,eğlence amaçlı cadırları görmek mümkündür.
Şehir merkezinde de ayrı bir canlılık göze çarpmakdadır.Sabahın erken saatlerinde,çarşının ayrı bir bölümünde kalabalık kebab satıcılarını görebilirsiniz.
Kebablar sırık kebabı olup civar köylerde pişirilip satışa sunulur.
Boyabatlılar kebabcıların önünde kuyruk oluşturup kebab alma sıralarını beklerler.Gelen misafirlere panayır ikramı olarak kebab üzüm kestane kavrulmuşunu ikram ederlercumartesi ve pazar günleri genç nişanlılar, yeni evliler muhakkak panayırda boy gösterir.Çocukların neşeli hali adeta yüzünden okunur.
Panayır aynı zamanda belediye teşkilatı içinde ayrı bir gelir kaynağıdır.
Panayır mahallinin yer düzeni belediyeye ait olupgüvenliği ilçe emniyet müdürlüğüne aitdir.
Panayırın son günü en anlamlı günüdür.Tarihi ata sporumuz yağlı pehlivan güreşlerimizin tertip edildiği gündür.
Belediye başkanlığı günler önceTürkiyenin bütün il ve ilçelerine afişlerle Belediye başkanlıklarına Panayır ve güreşlewrin tertip edildiği tarihleri bildirerek,güreş kulüplerinede özel davetiye çıkarmıştır.Güreşler genellikle Boyabat kalesinin arka kısmında bulunan Kale bağı mevkii er meydanı olarak kullanılmakdadır.
Güreş sabahın erken saatlerinde 4 davul 4 zurnacın eşliğinde güreşe iştirak edecek pehlivanlar kispetlerini giyerek kalabalık grup ve vatandaşların eşliğinde şehir turu atıp yürüyerek er meydanına hareket ederler.
Güreşin yeri ve saati belediye hapörlelerinden devamlı anons edilerek ünlü pehlivanların ilçeye geldikleri bildirilir.
Güreş başlama saati geldiğinde istiklal marşı ve saygı duruşu yapılıp Daha sonra ilk kouşmayı belediye başkanı,ilçe kaymakamı,ve en son konuşmayı il valisi yapar.
Boyabat Panayır’ı çok eski tarihlerden belki de birkaç bin yıldan beri kuruluyor. Bekir Başoğlu’nun Boyabat Yöresi Araştırmaları kitabından öğrendiğimize göre 1878 yılı Kastamonu Salnamesinde yöremizde adı geçen üç panayırdan biri Çarşamba Panayırı’dır. Yani bu hesapça o tarihte ilk defa kurulmuş olsa bu sene panayırın 109. senesi olacaktı. “Yüzyıllık Boyabat Panayırı” pankartlarını astırmakla Belediye Başkanı Mehmet Ermiş tevazu göstermiş. Memleketimizde köy panayırlarının dahi tarihi en az yüzyıllıktır. Tarihi panayırımıza geçen sene simsiyah Afrikalılar ilgi göstermişlerdi. Bu sene de panayırın nazar boncuğu Çinliler. Çinli çift tezgâhlarında çeşitli şeyler satıyorlar. Kendileri yeteri kadar ilgi görüyorlar ama mallarına ilgi azlığından şikâyetleri var. Böyle giderse panayırımızın adını “Boyabat İnternational Panayırı” diye değiştirmemiz gerekecek.
Saç dökülmesi yaygın ve sık görülen bir sağlık sorunu haline geldi. Neredeyse saçlarından şikayet etmeyen, saç dökülmesinden yakınmayan kimse kalmadı.
Hemen belirtelim, sakın korkmayın! Yaşamınızın herhangi bir döneminde bu sorunu siz de yaşayabilirsiniz. Araştırmalar saç dökülmesinin kadınlarda erkeklerden daha sık görüldüğünü, 20 yaşın üzerindeki her kadının yaşamının herhangi bir döneminde saç dökülmesi nedeniyle tıbbi yardıma ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.
SAÇ DİBİNDEN BESLENİR DIŞARDAN TEMİZLENİR
Saçın esas maddesi keratindir. Saçlarınızı beslemek, sağlıklı ve parlak saçlara sahip olmak istiyorsanız şu kuralı hiçbir zaman unutmayın: Saçlar sadece kökünden besleniyor. Saçlarınızı daha iyi beslemek için işe doğru ve dengeli bir beslenme planı ile başlamalısınız. Saç bakımı ürünleri saçın yıpranmış görüntüsünde kısa süreli değişimler dışında pek yarar sağlamaz. Bu ürünlerle saçlarınızı daha temiz ve bakımlı tutabilir, dış etkilerin oluşturduğu yıpranmanın sonuçlarını bir süre gizleyebilirsiniz. Saç bakım ürünleriyle saçınıza sadece bir dış bakım sağlayabilirsiniz. Bir kez daha hatırlatalım: Saçınız için gerekli olan besin unsurları saça sadece kan yoluyla ulaşabilir. Besin unsurlarını ise ya doğal besinler ya da besin destekleriyle sağlayabilirsiniz.
Saç dökülmelerinin hormonal, metabolik, mikrobik pek çok sebebi var. Eğer saç dökülmenizin bir problem haline geldiğini düşünüyorsanız, sorunun kaynağını araştırın. Demir, çinko, biotin veya başka bir besin unsurunun yetersiz alımıyla ilişkili olup olmadığını öğrenin. Yanlış planlanmış, dengesiz ve çok düşük kalorili diyetlerin de saçınızı dökebileceğini unutmayın. Sorunu, saçlarınızın ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve proteinlerin saçınıza yalnızca kan dolaşımıyla ulaşabileceğini unutmadan çözmeyi deneyin.
Saçlarınızın dökülmesi beslenmenize ilişkin sorunlardan kaynaklanıyorsa, kalsiyum, çinko, selenyum gibi minerallerin; paraaminobenzoik asit, keratin, sistin ve tiyamin gibi besin unsurlarını ihtiva eden bazı besin desteklerinden de faydalanmaya çalışın. Saç dökülmesi psikolojik nedenlerden, hormonal dengesizliklerden de kaynaklanabiliyor. Eğer basit tedbirlerle soruna bir çözüm bulamıyorsanız bir dermatoloji uzmanından yardım istemelisiniz.
Kolesterolünüzü ne zaman kontrol ettirmelisiniz
Ulusal Kolesterol Eğitim Programı, 20 yaşın üstündeki tüm erişkinlerin total kolesterol seviyesini ölçen bir kan testiyle işe başlanmasını önermektedir. Eğer total kolesterolünüz 200 mg/dl’nin üstündeyse, o zaman LDL, HDL ve trigliserit değerlerinizi kontrol ettirin.
Sonraki kolesterol kontrolleri düzenli tıbbi muayenelerde yapılmalıdır. Eğer kolesterolünüz yüksekse ve doktorunuz diyet değişiklikleri veya diğer tedavileri öneriyorsa, muhtemelen tedavinin etkinliğini belirlemek için üç ayda bir kolesterolünüzü tekrar kontrol ettireceksiniz. Bu noktada, doktorunuz ilave tedavi önerip önermeyeceğine karar verebilir.
İşte size birkaç öneri
- Mümkün olduğunca organik besinleri kullanın.
- Organik olmayan meyve ve sebzeleri tüketecekseniz, üzerindeki tarım kimyasalları nedeniyle onları bol suda iyice yıkayın.
- Kutu ve konserve besinleri az yiyin.
- Besin hazırlamada plastik araç gereçler kullanmayın.
- Porselen, cam veya renksiz çelik pişirme kaplarını kullanın.
- Kloru uzaklaştırmak için su filtresi kullanın veya suyunuzu musluğunuza taktığınız özel cihazlarla temizleyin.
- Doğal içerikli kişisel bakım ürünlerini (sabunlar, kokular, bulaşık ve çamaşır temizleme ürünleri vs) kullanın. Organik kremler, şampuanları tercih edin.
- Kimyasalları evinizde, bahçenizde ve arabanızda asgari düzeyde kullanın.
- Evinizden ve çalışma ortamınızdan sentetik materyalleri uzaklaştırın.
- Pencereleri düzenli olarak açın ve işyerinizi, evinizi sık sık havalandırın.
- Evinizde az ışık isteyen ev bitkilerini (bambu, eğreltiotu, kasımpatı) tercih edin.
Kimyasal yöntemlerden yararlanalım mı
Cildi soymak (kimyasal peeling) en sık kullanılan cilt gençleştirme yöntemlerden biridir. Glikolik asit veya triklorosetik asit çok sık kullanılan kimyasal peeling maddeleridir. Her ikisi de kırışıklıkları azaltır, cildi gençleştirir, cildin yaşlanmasını yavaşlatır.
Glikolik asit peelingi sadece cildin yüzeyine etkili olduğundan daha güvenlidir. Her türlü ciltte rahatlıkla kullanılabilmektedir. Yüzde 20-70’lik konsantrasyonda glikolik asit ile altı peeling serisinin iki haftalık aralarla uygulanması ciltte pürüzlerin kaybolmasına nemlenme, berraklık ve yumuşaklığa yol açar.
Daha yakıcı olan triklorosetik asit kullanılarak yapılan peeling ile alınan sonuçlar daha etkili ve daha uzun sürelidir. Alfa hidroksi asit (AHA) 10 yıl kadar öncesinin mucize kimyasalıdır. Günümüzde çok popüler olan bu ürün, yeni ve genç hücrelerin ortaya çıkmasını sağlayarak ciltteki pullanmayı yok etmekte ve cildi pürüzsüzleştirip parlak ve sağlıklı bir görünüm sağlamaktadır. Alfa hidroksi asit çizgiler ve kırışıklıklar üzerinde de etkilidir.
Microdermabrasyon cildin üzerindeki ölü deriyi uzaklaştıran hızlı, ucuz, kolay ve ağrısız bir uygulamadır. Tedaviden sonra pürüzsüz ve sağlıklı bir yapı kazanır. İki haftalık aralarla 4-6 uygulama sonrasında kollajen oluşumunun hızlandığı, kırışıklıklarda belirgin bir gerileme oluşturduğu bilinmektedir.
Kendini daha iyi hissetme arzusu
Ortalama yaşam süresinin uzaması, kişisel sağlık bakımıyla yakından ilgilidir. Son 20 yılın trendi "kendini daha iyi hissetme arzusu" (wellness) bir yaşam tarzıdır. Wellness kaliteli bir yaşam yaklaşımıdır. Sağlığı güçlendirme ve korumaya katkısı müthiştir.
Form düzeyimizi artırıp daha iyi bir sağlık düzeyine ulaşmada çok dikkatliyiz. Besin destekleri bu hedefe ulaşmada en önemli umutlarımız. Bunlardan nasıl daha çok yararlanabiliriz? Bu umutlara ne kadar bel bağlayabiliriz?
Araştırmalar besin desteklerinin çok farklı beklentilerle kullanıldıklarını göstermektedir. Aynı besin desteğinden farklı sonuçlar bekleyenler bile vardır! Ginsengi bazıları belleklerini, bazıları da cinselliklerini güçlendirmek için kullanır. Yorgunluğu azaltıp enerji düzeyini artırmak, geç yaşlanıp genç kalmak, iştah sorununu dengeleyip kilo sorununa çözüm bulmak için alanlar da vardır! Beklentilerin çeşitliliği bunları satanların iştahını kabartır. Bazı ürünler etkili olmadıkları alanlarda mucize ürünler gibi pazarlanabilir.
Erken menopoz
40 yaşından önce normal yumurtalık fonksiyonlarının sona ermesine erken menopoz denir. Eğer yumurtalıklar çalışmazsa östrojen hormonu üretilemez, sonuçta adetler kesilir ve menopoza bağlı ateş basması, terleme, sıkıntı, vajinal kuruluk gibi bildiğimiz bütün belirtiler erkenden ortaya çıkabilir. Eksik olan östrojen hormonunun yerine konulması ile tedavi sürdürülür.
Huzursuz bacak hamileleri de üzüyor
Huzursuz bacak sendromu ile ilgili çalışmalar yoğunlaştıkça bilgi birikimimiz de zenginleşiyor. Yeni bazı çalışmalar huzursuz bacak sendromunun hamilelerde de sık görülebileceğine işaret edebiliyor. Diğer insanlarda demir eksikliği huzursuz bacakların oluşmasında önemli bir faktörken gebelerde demir eksikliğinden bağımsız bir şekilde ortaya çıkıyor.
Göz kararı ölçülere dikkat
Çevremdekiler kilo veremememin nedeninin porsiyonlarımla ilgili olduğunu düşünüyor. Listemin hiç dışına çıkmıyorum. Elma yazıyorsa elma yiyorum. Porsiyonlarımı nasıl kontrol altına alabilirim?
Uygulanan kilo verme programlarında başarının sırrı büyük ölçüde porsiyon kontrolündedir. Vücuda alınan ve harcanan enerji arasında oluşturulan fark sizin kilo vermenizi sağlayacaktır. Porsiyon kontrolünün iyi ayarlanmadığı diyetlerde bazı günler alınan enerji 1300 kalori olurken, bazı günlerde 1000 kaloriye düşebilir. Vücudun yaşadığı bu kalori şaşkınlığı kilo verme sürecini zora sokacaktır.
Değişen bu kalori dengesi bazı yiyeceklerin belirtilen porsiyonundan fazla veya eksik alınması ile ortaya çıkabilir. 1 porsiyon elma 100 gr iken 300 gr’lık büyük bir şeftaliyi bir porsiyon kabul ederek tüketmeniz 100 kalori fazla almanıza neden olacaktır. Diyet yaparken özellikle üzerinde gramı belirtilmiş paket ürünler (süt, yoğurt gibi), bir ince dilim şeklinde dilimlenmiş ekmekler veya kaşık, bardak ölçüleri ile belirtilen, sayılarak tüketilen (2 adet ceviz, 5 adet zeytin gibi) yiyeceklerin porsiyon kontrolü daha kolaydır.
Bunun dışında kalan meyve, et, peynir gibi yiyeceklerin birer porsiyonlarını göz kararı tüketmek diyetinizi bozan temel nedenlerden biri olabilir. Bu yiyeceklerin birer porsiyonlarını belli bir süre mutfak tartısında tartabilirsiniz.
İşte size porsiyon kontrolü için 3 altın anahtar;
1) Sofraya çok açken oturmayın. Ara öğününüzü atlayarak sofraya oturmak zorunda kaldıysanız yemeğe başlamadan önce salatanızla birlikte 3-4 kaşık yoğurt tüketin.
2) Özellikle restoranda yemek yerken gelen 1 porsiyonu yanınızdaki biri ile paylaşın. Daha çok yeşil salata veya haşlanmış sebze isteyin.
3) Ara öğünlerinizi paketleyerek yanınızda taşıyın.
İştahım ve kilom azalıyor
Boyum 180 cm, kilom 62. Zayıf bir erkek olmak hiç hoşuma gitmiyor. Kendimi çok halsiz hissediyorum. Yediklerimi artırmaya çalışıyorum ama iştahım da çok iyi olmuyor her zaman.
İştahınızın çok iyi olmaması ile beraber aldığınızı kalori, yakabileceğiniz kalori miktarının altına düşüyor ve kilo alamıyor, bir süre sonra da kilo vermeye başlıyorsunuz. İhtiyacınız olan kaloriyi tamamlamakta bile zorlanıyorsunuz ama bu kalorinin daha da üzerine çıkmanız gerekiyor.
Bir günde 2000-2500 kalori arasında kalori harcayabilecek bir metabolizma hızınız olduğunu düşünürsek, 2500 kalorinin üzerinde bir beslenme programına ihtiyacınız var demektir. Yetersiz beslenme nedeniyle kendinizi halsiz hissediyor olabilirsiniz. İştahın az olduğu durumlarda küçük ara öğünlerle kalori alımını düşürmemeye çalışın.
İştah açıcılar, soslu ve baharatlı yemekler, sevdiğiniz yiyecekler, incir, ceviz, fındık, üzüm gibi kuruyemişler ile günlük besin tüketiminizi artırmaya çalışın. Ve hatta bu konuda size bunları hatırlatması için annenizden, eşinizden, arkadaşlarınızdan yardım isteyin. Çünkü iştah az olduğunda muhtemelen bunları yemek aklınıza gelmeyecektir. Soslu makarnalar hazırlayın. Yemeklerin yanına veya aralara meyve suyu (taze) veya ayran gibi sağlıklı içecekler ekleyin. İştahın artması için veya besin tüketimin iyice azaldığı dönemlerde çeşitli besin destekleri (sıvı-toz) kullanılabilir ama bunun için doktorunuza danışmalısınız.
Dalai Lama bir keresinde şöyle demiş: “Yaşamın en temel amacı mutluluktur.”
Peki nedir mutluluk?
Mutluluk, özgürlüktür ve bu da zihinde başlar.
Mutlu olabilmek için kendiniz olmaya ihtiyacınız var, değerlerinizle yaşamaya, kendinize dürüst olmaya ve nasıl yaşamak istediğinizi seçmenize. Böylece istediğiniz hayatı yaratabilirsiniz. Kendinizden ve hayattan memnun olmalısınız.
Kendiniz olabilmek, iyi hissedebilmek ve istediğiniz hayatı yaşayabilmek için geçmişin hapishanesinden ve onun inançlarından kurtulup, kendinizi serbest bırakmalısınız. Diğerlerinin baskılarından, onların inançlarından ve kendi zihninizin hapishanesinden…
Bilin ki:
Olduğunuz haliniz gayet normal ve siz harikasınız.
Ruhunuzu satmayın; o sizin en değerli hazineniz.
Gurur duyduğunuz bir hayat yaşayın ve gurur duyduğunuz biri olun.
Diğerlerinin nasıl olduğuna gelince, onların düşünce ve davranışları kendi seçimleridir. Her zaman herşeyi kendiniz düşünün, kendi süzgecinizden geçirin. Bu harika bir şey!
Kendi zihninizin hapishanesi:
Yıllardır size söylenen şeylere inanarak, aynı düşünceleri tekrar ve tekrar düşünerek; korkuların, şüphelerin, endişelerin, stresin, hayalkırıklıklarının, öfkenin, suçluluk duygusunun, utancın, nefretin hapsolduğu kendi hapishanenizi yaratabilirsiniz. Tüm bunları farkındalığınızdaki basit bir değişimle değiştirebilirsiniz. Düşünceleriniz duygularınızı yaratır, duygu durumunuzda değişiklik yaratabilmek için düşünce şeklinizi ve esnekliğinizi değiştirmelisiniz.
Şayet problem çözerken izlediğiniz bir yol işe yaramıyorsa başka bir yol denemelisiniz. Eğer aynı yolu denemeye devam ederseniz sonuç aynı olacaktır. Kendinizi kötü hissettiğiniz bir şeyi yapıyorsanız, yapmaktan vazgeçin. Yapacak başka birşey bulun.
Her zaman olaylara, problemlerinize değişik açılardan bakın, yeni yollar düşünün, sorgulayın, düşüncelerinizi, inançlarınızı dikkatli seçin! Negatif duygulara daha fazla tolerans göstermeyin. İyi hissetmeyi seçin! Özgürlüğünüzü seçin!
Bilinçaltınızın sıradışılığını kullanın, üstün zekanızı kullanın. Sizin için işe yarayanı kullanın, yaramayanı bırakın. Olaylara komik tarafından bakın, çok gülün ve rahatlayın.
Harika bir dünya, ve siz olağanüstüsünüz. Yaşam tıpkı bir sihir gibi… Yaşayın onu!
Bizi insan olarak var eden kudret sahibi, insanlığımızı koruyarak yaşamanın yollarını da göstermiştir. İslâm’ın insanı “sorumlu varlık” olarak görmesi, bu çerçevede temel bir öneme sahiptir.
İslâm dışı inanç ve düşünce sistemleri ise, özellikle modern kültür insanı “özgür varlık” olarak tarif eder. Modernitenin hayatın temeline yerleştirdiği en temel kavramlardan birisidir “özgürlük.”
İslâm’ı bugünün modern değerler ekseninde anlama ısrarında olanların yaygın olarak düştüğü hatalardan birisi, diğer inanç ve düşünce sistemleri gibi İslâm’ın da insanı “özgür varlık” olarak gördüğünü söylemeleridir. İslâm’ın kölelik kurumunu ortadan kaldırmak için getirdiği çözümleri de bu yaygın hatayı delillendirmek için kullanırlar.
Evet İslâm’ın köleliği teşvik etmemek, her fırsatta köle azadına yönlendirmek gibi tedbirlerle köleliği ortadan kaldırmaya yönelik uygulamalar getirdiği bir vakıadır.
Ancak bizim burada kasdettiğimiz, köleliğin karşıtı olan özgürlük değildir. Kölelik/özgürlük meselesini konuşurken, aynı kelimeleri kullanmak zorunda olduğumuz için bir zihin kayması durumu yaşıyoruz. Yoksa hukukî anlamdaki kölelik/özgürlük ile varoluşsal anlamdaki kölelik/özgürlük arasında uçurumlar vardır.